1980`lerin sonuyla 90`ların başı arasında Türkiye`deki otomotiv sektörü bugünkü kadar gelişmiş değildi.
Montajı ülkemizde yapılan
Ford Taunus`ların arka camına `En iyi yerli` ibaresi büyük harflerle yapıştırılmaktaydı. Çıkartma olarak hazırlanan o yazıyı sökmek neredeyse imkansızdı. Zaten kimsenin sökme niyeti de yoktu. Anadol geride kalmış, Devrim sadece iki adet prototip olarak üretilmiş ve devamı gelmemişken, piyasada montajı burada yapıldığı için `yerli` kabul edilen bir
Fransız kökenli
Reno, bir de
İtalya patentli
Tofaş bulunmaktaydı. Bunların arasında
Taunus, Avrupa`da silinmiş yani artık üretilmeyen bir model olmasına rağmen Türkiye`de müşteri bulabilmekteydi. * Bir arkadaşım, o arabadan alabilmek için sıraya girmiş ve fazla beklememek maksadıyla dönemin Kültür Bakanı`ndan torpil yapmasını istemişti. Çünkü sayın Bakan, o zamanlar Taunus`un taksitli satış kampanyalarını yürüten gazete patronunun akrabasıydı. Görüşmeye beraber gitmiştik. Bakanlığın akçalı işleriyle ilgisi bulunmayan, sayın Bakan`ı zora sokmayacak olan bu talep gayet basit ve masum bir istek sayıldığı için, görüşme beş dakikada tamamlanmış, `en iyi yerli` aracını çabucak almıştı arkadaşımız. O zamanlar soyadı `Yerli` olan bir başka arkadaşa da `En iyi yerli,
Harun Yerli` diye takılırdık. Harun`u on yıldır görmemişken ve piyasada dolaşan Taunus`lar iyice eskimiş durumdayken bu anlattıklarım nereden aklıma geldi dersiniz? * Son günlerde gazete sütunlarında ve tv programlarında konu edilen `Büyük
Ortadoğu Projesi`nin yerliliği üzerine yapılan tartışmalar dolayısıyla hatırladığımı söyleyebilirim.
İbrahim Karagül, dünkü yazısında `Bu projenin neresi yerli?` diye soruyor ve ABD`de 1995`ten bu yana yayımlanan dergilerde konunun etraflıca ele alındığını bildiriyordu. Bu `
BOP`tan mevzunun bir Amerikan projesi olduğu ortadayken, hala `yerli` saymak, en fazla Taunus`un yerliliği derecesinde olduğunu kabul etmek anlamına gelir.
Açıkçası projenin montajı Türkiye`de yapılmış demektir. BALIK FİYATLARI
Karlı hava dolayısıyla balık fiyatları fırlamış durumda. En ucuzu hamsi, o da beş milyondan satılıyor. `Balık fiyatlarının yanından geçilmediğini` bildiren haber bültenlerini gören araştırmacı muhasebeci bir dostumuz, gidip durumu yakından tetkik etmek istemiş. Sonuç şöyle: Balık fiyatlarının yanından etiketlere bakarak geçen araştırmacı muhasebecimiz, haberlerin daha titiz hazırlanması gerektiğini bildiriyor. BERBERİN TATİLİ Bir berber, bir berbere `Gel birader bundan sonra pazar günleri tatil yapalım` demiş. Konu dernek yönetimine aksedince kabul görmüş. Son haftalarda İstanbul`da berberler pazar günleri kapalı. Tek pazar günleri izin yapan diğer günlerini çalışarak geçirenlerse bu duruma tepkili. Örnek, hemen yanı başımızda; gazetemizden
Şafak Bozkurt. `Ben ne zaman saçımı kestireceğim?` diye soruyor, `Baktım ki hepsi kapalı!..` Neredeyse bir yıldır saçına makas değmemiş, berberin sokağından geçtiği görülmemiş; duyan da her hafta gidip saçını kestirdiğini sanacak. Velev ki öyle olsun.
Berberlerin haftada bir günlüğüne tatil yapmaya hakları yok mu azizim?
ABOO Avustralya polisini Aborjin çarpmış. Yahu hani bunlar munis insanlardı; eğmez kızmaz yapıdaydılar...
İpimle kuşağım, saçımla sakalım diyerek serbestçe ve barış içinde yaşardılar tabiatın içinde... Ne oldu böyle? Globalleşme rüzgarı mı değdi Aborjinler`e yoksa?
KIBRIS New York`taki toplantılarda anlaşmak gerektiği konusunda anlaşmaya varıldı; şimdi
Kıbrıs`ta heyetler arası görüşmeler başlıyor. İlgililer, Kıbrıs konusu çözülecek diyorlar.
Çözülecek mi, çözümlenecek mi göreceğiz. TUTTULAR Amerikan Doları tam uçurumdan aşağı düşüyordu ki...
Merkez Bankası müdahale ederek bir üçyüzün altına inmesine izin vermedi. TCMB de olmasa, doların hali perişan olacak valla!..