Pek çok dostum arıyor. Tümü, "Peki ya bundan sonra ne olacak?
Hükümetin sonraki hamlesi ne olacak?" diye soruyor.
İki sene önce, hükümete bir dizi ağır eleştiri yönelttikten sonra, siteyi kapatıp, kendi köşeme çekildim
Elbette ki, bu durup dururken alınan bir karar değildi. Toplamda, 20 yılı aşan ceza ile yargılandım. Tümünden beraat ettim çok şükür.
Hükümet sağolsun bununla da yetinmedi, Anadolu Ajansı'nın yaptığı bir haber yüzünden 70 bin TL ceza da kesti. Bu cezaya karşı açtığım idari davayı da kazandım.
Dikkat buyrun: Tüm bu olanlar, yerli yabancı bağımsız araştırma kuruluşlarınca defalarca Türkiye'nin en büyük beş haber sitesi arasında gösterilen, aylık 6 milyon tekil ziyaretçisi olan
bir sitenin başına geldi ve o medyada ve politik arenada, hala, utanmadan, "demokrasi","basın özgürlüğü", "özgürlükler" gibi laflar edebilen utanmazlar var! Hem iktidarda hem muhalefette! Hepsi utanmaz!
Her iki taraftan da! Medyada olmanın birinci şartı, utanma duygusunun köreltilmesidir. Politikacılar da bundan farklı değildir.
İktidarı muhalefeti birbirinden farklı değildir!
Hiçbir yasal engelim olmamasına rağmen siteyi açmadım ...
Ta ki, bu son olaylar gerçekleşene dek!
Geri dönmemin tek sebebi, aslında hiç de hoşlanmadığım hükümeti savunmaktır. Derdim Hükümet değil, devletin ve milletin bekasıdır. Tayyip Erdoğan'ı da tüm başıma gelenlere rağmen insan olarak sevdiğimi daha önce hükümete sert eleştiriler yöneltirken de yazmıştım. Eleştiriye alışsınlar artık Usta oldular!
Bugün itibarı ile tumgazeteler.com yeniden aktiftir!
Bu son protestoların başını çekenler yıllarımı birlikte geçirdiğim insanlardır, hemen hemen tümü Galatasaray Lisesi ve/veya üniversitesinden arkadaşlarım ya da devre büyüklerimdir.
Kendilerinin ikiyüzlü demokrasi anlayışları ile dalga geçilmesi gerekiyor ki, bir daha böyle saçma sapan işlere kalkışamasın, elalemin Türkiye üzerindeki oyunlarına alet olmasınlar!
28 Şubat günlerinde kızkardeşim ve babam sokakta cop yerken, nerede idi "özgürlük duyarlılıkları"?
Aynı dönemde kızkardeşim ikna odalarına alınırken, nerede idiler?
Peki ya, kızkardeşim, 80 ortalama ile üniversite son sınıfta okuldan atılırken neredeydiler?
Kim neden inansın bu insanlara?
Kendilerine kızdığım diğer bir nokta, basın içinde bu kadar kaşar dururken, bazı tavırlarında aşırıya kaçsa da, aslında Türk Medyası'ndaki en samimi isimlerden biri olan Yiğit Bulut'un bu kadar üzerine gitmeleri!
Biliyorsunuz, son Galatasaray Lisesi Pilav Günümüzde bir pankart açtılar, "sorarlarsa bizden değillermiş"!
Fatih Altaylı 28 Şubat'da hükümete hakaretler savurup işini yaparken "Bizim Fatih" idi! Şimdi tu kaka oldu! O'nu savunmam ne hali varsa görsün!
Ama Yiğit'in üzerine gitmeleri büyük hata oldu!
Facebook'da çok uzun zamandır yazdığım pek çok olgu var, burada uzun uzadıya tekrarlamak istemiyorum. Kendileri biliyor herşeyi. İşi ciddiye bindirmeye niyetim yok, sadece dalgamı geçmek için açtım siteyi.
En baştaki sorunun cevabına gelince: Tarihe bakmak lazım!
Kişisel olarak, Reis-ül-Küttab Haydar Çelebi pozisyonundakilerin akibetini merak ediyorum. Seyredin :)
Credits go to Smashing Magazine for icons, Free photos for photos, and Serie3 for the slider. Ut nec vestibulum odio. Vivamus vitae nibh eu sem malesuada rutrum et sit amet magna. Cum sociis natoque penatibus et magnis dis parturient montes, nascetur ridiculus mus.
Continue reading...